Bilginin Arkeolojisi - Michel Foucault İnceleme

    "Yapısalcılığın arkeolojisi" - her kaynaktaki söylevin değerlendirmesi ve çözümlemesi vardır-
Foucault'un önceki kitaplarını dayandırdığı metodolojisini bir nevi açıklamak için oluşturduğu kitabı. Mevcut karşı teoremlerden kendini ayırmak yoluyla ifade, söylem, bilgi, arkeoloji kavramlarını açıklamaktadır. İfade sadece bir söz veya cümle değildir-Sessiz ve özne\nesne\yüklemsiz de ifade olabileceği örnekleriyle-, Doküman kendinde ve gerçekten hafıza olmak olan tarihin eşsiz aleti değildir, söylemi oluşturan ne akımların oluşturduğu çağlardır ne zamanın ruhudur ne de yazarın kendisidir, bilimler ardardalıkla ideale varmamaktadır(Marx, Nietzsche, Hegel) gibi. Yerlerine koyduğu ise yapısalcılık konjonktürünün izidir.

    Genel tarihi, bütünleştirici değil; dağılımlarıyla, ayrımlarıyla anlamlandırmaktadır. Söylemde amacı, ortada olanın altındaki söylemi araştırmak yerine onu eşsiz yapan tikel varoluşu sorgulamaktır. İfade, ifadeyi seslendirecek veya kendinden iz bırakacak birinin varolması ölçüsünde değildir; öznenin durumunun gösterebildiği ölçüdedir.İfade; dilbilgisi ve mantıkla ayrışmayan ve kullanmak için bir referans ( bir farklılaşma ilkesi), bir özne (farklı bireylerle doldurulabilen), ortak bir alan ( başka ifadeler için bir birlikte varoluş), bir maddilik isteyen bir işlevdir.

    "Arkeoloji söylemleri arşiv elemanı içinde özelleşmiş uygulamalar olarak betimler." Arkeoloji (Foucault'un verdiği anlamla) çözümleme, karşılaştırmalı betimleme, dönüşümlerin tespiti için kullanılabilir. Söylemi kendinden önceye bağlamaktan çok söylemin kendi varoluşuyla ilgilenir. Dilbilimsel benzeşim, mantıksal aynılık üzerine değil; ifadesel türdeşlik üzerinden işler. "Arkeoloji: söylemlerin çeşitliliğini ortadan kaldırmaya ve onları bir araya toplaması gereken birliği göstermeye çalışmayan, ama onların çeşitliliğini farklı biçimlerin içine dağıtmaya çalışan karşılaştırmalı çözümleme. Arkeolojik karşılaştırmanın birleştirici değil, çoğaltıcı bir etkisi vardır." Söylemin benzer ve farklı yanlarından yararlanır: arkeolojik eşbiçimcilik (farklı söylemsel elemanların benzer kurallardan oluşması), arkeolojik model (Kuralların ölçü, düzen veya modelinin farklı söylemlerde aynı olup olmamasını açıklanması), arkeolojik izotipi (farklı kavramların pozitiflik sisteminde benzer bir yeri işgal etmesi), arkeolojik farklılıklar ( aynı kavramın farklı iki elemanı kapsaması), arkeolojik bağıntılar. 

    " Arkeoloji politik uygulamanın tıbbi söylemin anlamını ve biçimini nasıl belirlediğini değil de onun su yüzüne çıkma, bağlanma ve iş görme koşullarının nasıl ve hangi sıfatla parçası olduğunu göstermek ister."

    "Bilgi, öznenin, söyleminde kendileriyle ilgili bulunduğu nesnelerden söz etmek için kendisinde pozisyon alabildiği alandır da." "Bilimden bağımsız olan bilgiler vardır, fakat belirlenmiş bir söylemsel uygulama olmaksızın bilgi yoktur; ve her söylemsel uygulama oluşturduğu bilgiyle tanımlanabilir. ( Öznelliğin göstergesinden kurtulmayan) bilinç-bilme-bilim eksenini katedecek yerde, arkeoloji söylemsel uygulama-bilgi-bilim eksenini kateder."

    "Şüphesiz, söylemler işaretlerden oluşur; fakat söylemlerin yaptıkları şey, daha çok, şeyleri göstermek için bu işaretleri kullanmaktır. Şeyleri dile ve söze indirgenemez kılan da bu daha çok sözcüğüdür."

    "Söylem hayat değildir: onun zamanı sizin zamanınız değildir; onda, ölümle barışamazsınız; söylediğiniz her şeyin ağırlığı altında Tanrıyı öldürmüş olmanız mümkün olabilir; fakat bütün söylediklerinizle, Tanrı'dan daha fazla yaşayacak olan bir insan yaratacağınızı da düşünmeyiniz."

    Bilginin pozitif bilimlere dönüşümünün basamaklarını - matematiğin buna aykırılığını ve diğer bilimlere rol model doğasını da belirterek- anlattığı bir bölüm bulunmakta. Ve son olarak metodolojisinin kritiğini yaptığı sonuç bölümü - edebiyat vb. alanlar-