Bir Felsefi Perspektif Olarak Gnostisizm

   " Metafizik

    Metafizik, başlangıçta antropomorfik teşebbüslerle başlamıştı ancak kendinden varolan dallanabilirliği değişebilme potansiyelini oluşturuyordu. Görünümlerin onları sunmuş olandan farklı olduğu düşüncesiyle başlamıştı. Hedefi ise görünümleri incelemeye devam ederek kendini gösterene ulaşmaktı.

    Bu evrede metafiziğin mottosu şuydu: İşaret ile işaret kaynağını karıştırma.(Signum - signatum . Yani metafizikte ilk kabul etmemiz gereken koşul insanın kendi parametreleridir ki bu yöntem de bilinmeyene doğru bakmaktır.

    Yani metafizik görünen ile özün ilişkisini açıklamaya çalışmalıdır ancak önce konuyla ilgili bütün bilgileri toplamalı, onunla çeşitli paradigmalar oluşturmalı, içlerinden en sağlam ve en kapsayıcı olanını seçmelidir ki konuyla ilgili daha fazla açıklama mümkün olmasın.

    Hasbelkader ileri bir deneyim yaşarız umuduyla veya uğraşlara dıştan yardımcı olacak bir sezgi bulmak icin genel deneyim kategorileri oluşuyor- ki her muhtemel sınıflamaların ayırma yöntemini dayandırdığı nokta -. Bu ise deneyimin ampirik bulunuşu ve düşüncedeki izdüşümün oluşumunu tahmin idi. Bütün bunların hepsi temel olarak ana ve öznel mutlak sezgiye dayanmalıydı, aksi halde başlamak da bitirmek de mümkün olmazdı. 

    Bu temel sezginin, metafiziksel sezginin, açıklanması metafiziğin bir parçasıdır. Metafizik kendini hem dışsal bir element olarak alır hem de kendi araştırmasının bir parçası olarak.

    Görünüm ile özün ilişkisinin açık olmadığını anlıyoruz ki aksi olsa baştan böyle bir uğraşa gereksinim olmazdı.

    Deneyimlerimizden yapacağımız ilk çıkarım, görünüm ile özün esasında farklı olgular olduğu olabilir. Fark ediyoruz ki bu bize görünümün özü belli miktarda gölgelediğini ima ediyor.

    Bunun fark edilebilmesi için aralarında tutarlı bir ilişki olmalıdır, ancak doğasında bozulmuş olarak. Sezgisel olarak biliyoruz ki bilinçte şablon oluşması için bir şablon var olmalı. Yani bilinçte oluşan şablonların gözlemlediğimiz şablonlarla uyuşuyor olma ihtimalini araştırabiliriz. Tersini düşünmek zorunda değiliz, öyle yapsaydık başlayamazdık bile, içgüdümüz de böyle söylemekte.

    Velhasıl biz daha açıkça "görünüm" ve "öz" kavramlarımızı tanıyoruz. Görünüm bizim direkt deneyimimizdir.Öz ise görünüm aracılığı ile bize geçtiğini sezinlediğimiz, dolaylı olarak karşılıklı görünümlerle deneyimlenen ve bu bağlamda düşündüğümüz gibi olup olmadığını bilmediğimizdir. "/

Devam edecek...





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder